İngilizce öğrenmek için sürekli kelime ezberlemek veya gramer kitaplarının başında saatler geçirmek zorunda değilsiniz. Günlük hayatınızda keyifle yaptığınız aktiviteleri öğrenme sürecine dahil ederek İngilizcenizi geliştirebilirsiniz. Bunlardan biri de film ve dizi izlemektir.
Peki, İngilizce film izleyerek öğrenmek gerçekten mümkün mü?
Evet. Ancak burada önemli olan yalnızca İngilizce filmler izlemek değil, onları doğru şekilde izlemektir. Film izlerken kullanılan kelimelere, cümle yapılarına, telaffuza ve konuşma biçimine dikkat ettiğinizde izlediğiniz içerik etkili bir öğrenme aracına dönüşebilir.
Bu yazımızda, film izleme alışkanlığınızı İngilizce öğrenme sürecinin bir parçası haline getirmenize yardımcı olacak 6 önemli kuralı paylaşacağız.
İçindekiler
- İngilizce Film İzleyerek Öğrenmek Gerçekten Mümkün mü?
- İngilizce Film İzleyerek Öğrenmek İçin 6 Altın Kural
- Film İzlerken Türkçe Altyazı mı, İngilizce Altyazı mı?
- İngilizce Öğrenmek İçin Film İzlerken Yapılan 4 Hata
- İngilizce Film İzleyerek Öğrenmek İçin 30 Dakikalık Çalışma Planı
- İngilizce Öğrenmek İçin Film Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
- Sonuç: Filmi Sadece İzlemeyin, Filmle İngilizce Öğrenin
İngilizce Film İzleyerek Öğrenmek Gerçekten Mümkün mü?
Film ve diziler, İngilizcenin günlük hayatta nasıl kullanıldığını görmek açısından oldukça faydalıdır. Ders kitaplarında öğrendiğiniz kelimeleri ve cümle yapılarını gerçek konuşmalar içerisinde duymak, öğrendiklerinizi daha kolay hatırlamanıza yardımcı olabilir.
Örneğin, “I’m running late” ifadesini yalnızca bir kelime listesinde görmek ile bir karakterin işe veya bir buluşmaya geç kaldığı sırada bu cümleyi söylediğini duymak aynı şey değildir. Sahneyi gördüğünüzde ifadenin hangi durumda kullanıldığını da öğrenirsiniz.
Filmler ayrıca farklı konuşma hızlarına, aksanlara, günlük ifadelere ve doğal konuşma kalıplarına alışmanızı sağlar. British Council da filmlerin öğrencileri doğal İngilizceyle buluşturabileceğini ve görsel bağlamın konuşmaları anlamayı kolaylaştırabileceğini belirtiyor.
Ancak önemli bir ayrıntı var: Film izlemek tek başına İngilizce öğrenmenin garantisi değildir. Öğrenmeyi etkili hale getirmek için izleme sürecini bilinçli bir çalışmaya dönüştürmeniz gerekir.
İngilizce Film İzleyerek Öğrenmek İçin 6 Altın Kural
1. İngilizce Seviyenize Uygun Filmler Seçin
İngilizce öğrenmeye yeni başladıysanız çok hızlı konuşulan veya yoğun argo içeren filmlerle başlamak motivasyonunuzu düşürebilir.
İlk aşamada günlük konuşmaların daha fazla olduğu, olay örgüsünün kolay takip edildiği ve karakterlerin daha anlaşılır konuştuğu yapımları tercih edebilirsiniz.
Film seçerken kendinize şu soruyu sorun:
“Bu filmi İngilizce olarak büyük ölçüde takip edebilir miyim?”
Cevabınız hayırsa daha kolay bir yapımla başlamanız daha doğru olacaktır.
Seviyeniz ilerledikçe daha hızlı konuşulan ve daha karmaşık diyaloglar içeren filmlere geçebilirsiniz. Böylece izlediğiniz içeriklerin zorluk seviyesini de adım adım artırmış olursunuz.
2. İngilizce Altyazıyı Kullanın
İngilizce öğrenirken altyazı kullanmak oldukça faydalı olabilir. Özellikle başlangıç ve orta seviyedeki öğrenciler için İngilizce ses ile İngilizce altyazıyı birlikte kullanmak, duyulan kelimelerin yazılışını fark etmeyi kolaylaştırır.
Örneğin karakterin söylediği bir kelimeyi ilk başta anlayamayabilirsiniz. Ancak aynı kelimeyi altyazıda gördüğünüzde telaffuz ile yazılış arasındaki bağlantıyı kurabilirsiniz.
Mümkün olduğunca Türkçe altyazı yerine İngilizce altyazıyı tercih edin.
Elbette başlangıç seviyesinde her şeyi anlamak mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda kısa bölümleri önce Türkçe altyazıyla anlamak, ardından İngilizce altyazıyla tekrar izlemek de uygulanabilecek yöntemlerden biridir.
Zamanla altyazıya olan ihtiyacınızın azaldığını fark edeceksiniz.
3. Her Bilmediğiniz Kelimeyi Sözlükte Aramayın
Film izlerken karşınıza çıkan her bilinmeyen kelimeyi durdurup araştırmak cazip gelebilir. Fakat bunu sürekli yapmak filmin akışını bozabilir.
Üstelik bir filmi izlerken duyduğunuz her kelimeyi öğrenmeniz de gerekmez.
Bunun yerine günlük hayatta sık kullanabileceğiniz kelimelere ve cümle kalıplarına odaklanın.
Örneğin bir film sırasında şu ifadeyi duyduğunuzu düşünelim:
“It’s up to you.”
Bu ifadenin anlamı “Karar sana kalmış” şeklindedir.
Bu cümleyi sadece anlamıyla birlikte ezberlemek yerine kendi hayatınızdan bir örnek oluşturabilirsiniz:
“We can go now or later. It’s up to you.”
Bu şekilde öğrendiğiniz ifadeyi farklı durumlarda kullanmayı da öğrenirsiniz.
Film başına onlarca kelime ezberlemek yerine, gerçekten kullanabileceğiniz birkaç yeni ifade öğrenmek çok daha verimli olabilir.
4. Kısa Sahneleri Birkaç Kez İzleyin
İngilizce öğrenirken tekrar oldukça önemlidir. Bu nedenle filmi bir kez izleyip yeni bir içeriğe geçmek yerine, özellikle beğendiğiniz kısa sahneleri tekrar izlemeyi deneyin.
Örneğin 2-3 dakikalık bir sahne seçebilirsiniz.
İlk izleyişte sahnenin genel anlamını anlamaya çalışın.
İkinci izleyişte İngilizce altyazıyı açın ve dikkatinizi bilmediğiniz kelimelere ve cümle kalıplarına verin.
Üçüncü izleyişte altyazıyı kapatıp konuşmaları ne kadar anlayabildiğinizi test edin.
Son olarak karakterlerin bazı cümlelerini yüksek sesle tekrar edin.
Aynı sahneyi farklı amaçlarla izlemek, tek seferde bütün ayrıntıları anlamaya çalışmaktan daha etkili bir çalışma yöntemi olabilir.
5. Karakterleri Taklit Edin
Film izlemek yalnızca dinleme becerinizi geliştirmek için kullanılmamalı. Konuşma pratiği yapmak için de filmlerden yararlanabilirsiniz.
Bunun için shadowing adı verilen bir teknik kullanabilirsiniz.
Shadowing yönteminde karakterin söylediği cümleyi hemen ardından yüksek sesle tekrar edersiniz. Mümkün olduğunca karakterin telaffuzunu, vurgusunu ve konuşma ritmini taklit etmeye çalışırsınız.
Örneğin karakter:
“What are you talking about?”
dediğinde siz de hemen ardından aynı cümleyi tekrar edin.
İlk başta karakterin hızına yetişemeyebilirsiniz. Bu tamamen normaldir. Kısa ve kolay cümlelerle başlayarak zaman içerisinde daha uzun diyaloglara geçebilirsiniz.
Bu çalışma sayesinde yalnızca yeni kelimeler öğrenmekle kalmaz, İngilizcenin doğal konuşma ritmine de daha fazla maruz kalırsınız.
6. Filmi İzledikten Sonra İngilizce Konuşun
Film bittikten sonra televizyonu kapatıp çalışmayı tamamen bırakmayın.
İzlediğiniz film hakkında birkaç dakika İngilizce konuşmaya çalışın.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- What was the movie about?
- Who was your favourite character?
- What was the best scene?
- Did you like the ending?
- Would you recommend this movie?
Cevaplarınızın mükemmel olması gerekmiyor.
Önemli olan öğrendiğiniz kelimeleri ve ifadeleri kullanarak kendi cümlelerinizi kurmaya çalışmanızdır.
Örneğin:
“The movie was about a young woman who moved to another city. At first, she had difficulty adapting to her new life, but everything changed when she met…”
şeklinde birkaç cümleyle filmi anlatabilirsiniz.
Bunu düzenli olarak yaptığınızda dinlediğiniz İngilizceyi kendi konuşmanıza aktarma konusunda daha fazla pratik yapmış olursunuz.
Film İzlerken Türkçe Altyazı mı, İngilizce Altyazı mı?
Bu sorunun cevabı İngilizce seviyenize göre değişebilir.
Başlangıç seviyesindeyseniz Türkçe altyazı filmi takip etmenizi kolaylaştırabilir. Ancak uzun vadede İngilizce altyazıya geçmek daha faydalı olacaktır.
Orta seviyedeyseniz mümkün olduğunca İngilizce altyazı kullanmaya çalışın.
İleri seviyede ise bazı filmleri altyazısız izleyerek dinlediğinizi anlama becerinizi test edebilirsiniz.
Burada amaç altyazıyı tamamen yasaklamak değil, zaman içerisinde ona olan bağımlılığınızı azaltmaktır.
İngilizce Öğrenmek İçin Film İzlerken Yapılan 4 Hata
Film izleyerek İngilizce öğrenmek isteyenlerin sık yaptığı bazı hatalar vardır.
1)Sürekli Türkçe Altyazı Kullanmak
Türkçe altyazı filmi anlamayı kolaylaştırır ancak dikkatinizi İngilizceden uzaklaştırabilir. Uzun vadede İngilizce altyazıya geçmeye çalışın.
2)Her Kelimede Filmi Durdurmak
Her kelimeyi araştırmak filmin bütünlüğünü bozabilir. Öncelikle cümlenin veya sahnenin genel anlamını tahmin etmeye çalışın.
3)Seviyenin Çok Üzerinde Film Seçmek
Neredeyse hiçbir cümleyi anlamadığınız bir film öğrenme sürecini zorlaştırabilir. Seviyenize uygun içeriklerle başlayıp zamanla zorluğu artırın.
4)Sadece İzlemek
Film izlemek eğlencelidir ancak öğrenmek için biraz daha fazlasını yapmak gerekir. Yeni ifadeleri not almak, sahneleri tekrar etmek ve öğrendiklerinizi konuşarak kullanmak süreci çok daha aktif hale getirir.
Sonuç: Filmi Sadece İzlemeyin, Filmle İngilizce Öğrenin
İngilizce film izleyerek öğrenmek kesinlikle mümkündür. Ancak bunun için filmi pasif bir şekilde izlemek yerine aktif bir öğrenme aracına dönüştürmek gerekir.
Seviyenize uygun filmler seçin, İngilizce altyazıdan yararlanın, her kelimeyi çevirmeye çalışmayın ve ilginizi çeken cümleleri tekrar edin.
Daha sonra karakterleri taklit ederek telaffuz pratiği yapın ve filmi izledikten sonra birkaç dakika İngilizce konuşmayı deneyin.
Unutmayın, amaç her gün daha fazla film izlemek değil; izlediğiniz her filmden İngilizceniz için bir şeyler öğrenmek.
Küçük ama düzenli çalışmalarla sevdiğiniz filmler, İngilizce öğrenme yolculuğunuzun en keyifli parçalarından biri haline gelebilir.
İngilizce öğrenmek, doğru yöntemlerle günlük hayatın keyifli bir parçasına dönüşebilir. With English olarak biz de öğrenmeyi hayatın içine taşıyan, pratik ve sürdürülebilir bir İngilizce deneyimi sunmayı hedefliyoruz.
Kaynaklar
- British Council – Film ile İngilizce öğrenme üzerine öneriler: https://www.britishcouncil.org/voices-magazine/how-can-film-help-you-teach-or-learn-english
- British Council – Film ve İngilizce ifadeler: https://englishonline.britishcouncil.org/blog/articles/exploring-english-through-film-english-phrases-from-movies-how-they-help-you-learn/
- Cambridge University Press – Görsel-işitsel içerik ve ikinci dil öğrenimi: https://www.cambridge.org/core/journals/language-teaching/article/abs/second-or-foreign-language-learning-through-watching-audiovisual-input-and-the-role-of-onscreen-text/7CBDDEC3187825A0776C521C6842A75B



